Advert
PARLAMENTER SİSTEM TÜRKİYE’YE NE KAZANDIRDI?
Ahmet OKAN

PARLAMENTER SİSTEM TÜRKİYE’YE NE KAZANDIRDI?

Bu içerik 112 kez okundu.

Türk Milleti parlamenter sistemle yönetilmeye uygun bir ülke değildir. Bu güne kadar kurulan Türk Devletlerinde Hakan’ın, Sultan’ın, padişahın yardımcıları olsa da karar verici kendisidir ve hükümet etme yetkisi kendisindedir.  Orta Asya’dan beri süregelen devlet geleneğimizde parlamenter sistem yoktur ve hiç olmamıştır. Türkler tarih içerisinde hep bir kişinin etrafında birleşmiş, hızlı karar verebilmiş ve hemen uygulamaya geçebilmişlerdir. Bu sayede hiçbir zaman devletsiz kalmamış, bayraklarını binyıllar boyunca özgürce dalgalandırmışlardır.

Bunu bilen İngiliz aklı bizi devletsiz bırakmak yerine 3 kıta, 7 deniz, 72 millet, 24 milyon km2’ye hükmeden Osmanlı devletinden geriye kalan Anadolu ve Trakya’nın bir kısmını devlet diye bize yuttururken, yeni bir Hakan’ın çıkması ve turan idealiyle kendilerine karşı cephe alabileceği ihtimalini hesaba katarak ilk olarak hilafeti kaldırtmıştır. Çünkü yetmiş iki milleti bir arada tutan İslam kardeşliği bağıyla bağlı olan Müslümanlar, Halifenin bir sözüyle şehid olmak için savaş meydanına tekrar koşabilir, yıllarca uğraşıp bin bir hileyle parçalara ayırdıkları Osmanlı küllerinden yeniden doğabilir heyulasıyla hayalleri üç kıtaya sığmayan Türklere bir devletçik hediye etmişlerdi. Yine I. Dünya ve Kurtuluş Savaşlarında bu milletin entelektüel birikiminin tamamına yakını da imha edilmiş, kalanı da ya sürgün edilmiş yada uydurma devrimle asılarak yok edilmişti. Dolayısıyla devletmiş, sistemmiş, yönetim şekliymiş, konuşacak tartışacak kimse kalmamıştı piyasada.

İşte böyle bir ortamda yönetim sistemi güçler ayrılığı adı altında kendi içinde güçler savaşını barındıran parlamenter sistem ile değiştirildi.

Tek parti vardı ama sistem nasıl oluyorsa parlamenterdi. Meclisteki milletvekillerinin tamamı Cumhuriyet Halk Fırkasındandı ama olsundu sistem parlamenterdi.

Halit, karşılanan meclis koridorunda sırtından vurularak öldürülmüştü, sırtından vuran belliydi ama olay nefs-i müdafaa sayılmış ve kovuşturma dahi yapılmamıştı ama olsundu sistem parlamenterdi.

Şapkadan devrim yapılmış, şapkaya karşı çıkanlar asılmış, Rize kıyıları Hamidiye zırhlılarıyla iki gün bombalanmıştı. Şapkadan devrim mi olurdu? Ama olsundu, sistem parlamenterdi. 

Meclis, yargı, kolluk, anayasa, hukuk hepsi tek partinin elindeydi ama olsundu sistem parlamenterdi.

Savaşta canından başka her şeyini veren halk açlıktan otla besleniyordu. Ayaklarında çarık yoktu ama jandarmalar köy köy dolaşıyor çifte koşacak öküzü bile olmayan çiftçinin hayvanından kamçı parası adı altında vergi alınıyor, yol parasını ödeyemeyen 1 ay yol yapımında çalıştırılıyordu. Vatandaş aç kalmamak için hayvanını buğdayını kaçırıp saklıyordu ama olsundu sistem parlamenterdi.

Karnı aç olsa da gözü tok, kendi fakir olsa da gönlü zengin olan bu halk vatanın bekası için dua ederken, askerlere Türkçe ezan nöbeti tutturuluyordu ama olsundu sistem parlamenterdi.

Ezan yasağı 18 yılda kalkmış, katsayı zulmü 13 yıl sürmüş, on binlerce başörtülü öğrenci okuldan atılmış, bayan memur başını tam 90 yıl sonra kapatabilmişti ama olsundu sistem parlamenterdi.

Parlamenter sistemde ne zulümler yapıldı bu ülkede. Herkes anayasal kurum oldu, herkes dilediğince at koşturdu. Siyasetçi halka hesap verirken, bu varlığı darbe anayasasından menkul zevatlar milletin canına okudu.

Bu parlamenter sistem Türkiye için o kadar mühimdi ki, bir değiştirmeye kalktık, Almanyası, Hollanda’sı, Avrupa Birliği hepsi birden ayağa kalktı. Sanki onların anayasasını değiştiriyoruz. Biz kendi anayasamızı değiştiriyoruz mübarek, hem de o çok sevdiğiniz olmadığını düşündüğünüz ülkelere kulağından tutup götürdüğünüz demokrasi yoluyla, halka sorarak yapıyoruz bunu. Size ne oluyor da demeç üstüne demeç veriyorsunuz. Gazeteleriniz çok ilgili bu konuyla, haber bültenleriniz cumhurbaşkanlığı sistemini kötülemekle geçiyor.

Darbeciler anayasayı toptan çöpe atınca sesiniz çıkmıyor da, milletin kendisi sadece 18 maddeyi oylayınca niye ciyaklıyorsunuz?

Terörden hüküm giymiş olanlar için özgürlük sloganları atıyorsunuz ama 28 Şubat mağdurları için sesiniz çıkmıyor. Cumhurbaşkanı partili olunca kötü adam oluyor ama sizin çocuklar darbe yapınca kırmızı halılarla karşılıyorsunuz.  Hani demokrasiyi, insan haklarını, düşünce özgürlüğünü falan çok önemsiyorsunuz ya hatırlatayım: Mısırın seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi hâlâ cezaevinde. Bir de o konuda sesinizi yükseltin de samimiyetinizi görelim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Sivas'ın stratejik planını öğrenciler sergiledi
Sivas'ın stratejik planını öğrenciler sergiledi
Tüdemsaşda görev değişimi
Tüdemsaşda görev değişimi